28 Ağustos 2018 Salı

Zaaflar

ZAAFLAR
 Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermezmiş.
Bu kadar güçlü olduğumu bilmiyordum
Hatta ben güçsüzdüm
İlk kavgamda dayak yer çekilirdim bir köşeye
Neden savaşmak zorunda bıraktınız beni?
Yine cevabını bildiğim sorular soruyorum kendime
Çünkü zaaflarımla savaştım
Zaafların sana savaş açtığında
Yenilgiden bahsetmek ağır gelir.
[Saf-i Dem]

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Büyüdüm Artık

BÜYÜDÜM ARTIK
 Büyüdün artık dediler
Sevincimi elimden aldılar
Masal tadında bir dünyam vardı
Büyüdün artık deyip
Karanlık bir dünyaya hapsettiler
En içten samimi gülüşlerim vardı
Büyüdün artık deyip
Yerini amansız vaveylalara bıraktılar
Evet büyüdüm artık deyip
Siktir olup gitmek istiyorum
Bu boktan dünyanızdan...
Saf-i Dem.

24 Ağustos 2018 Cuma

ZAMAN

ZAMAN
 Bak azizim
Zamanı durdurmak istedi insanoğlu
Zamanı geri sarmak bazen
Bazen de ileri sarmak istedi zamanı
Ama içten içe hepsinde de
Yaralarını sarmak istedi
Durmak bilmez ama
Yol almak da bilmez
Nesin kimsin sen? der
Oturur izleriz yavaşça akışını
Sevdalar bırakılır akışına
Sevinçler, üzüntüler, acılar, anılar..
Kısaca her şeyi bırakırız akışına
Onca acıları unuturuz o amansız bekleyişte
Zamana bırakırız onca yükün acısını
İşte o zaman
İyisindir o zaman denen kavramla
Peki ya sevdalar, sevinçler...
onca güzel anılar heba olmadı mı o amansız bekleyişte?
Zaman geçerken aldıklarını bıraksa şimdi bize
Mutlu olur muyduk?
Acısıyla tatlısıyla bak bunlar sizden aldıklarım dese şimdi
Tepkimiz ne olurdu azizim
Soruyorum sana ?
Suçu yine zaman da mı bulurduk?
Saf-i Dem.

7 Ağustos 2018 Salı

Gitmek

Gitmek
Bir günlük tutup
Her köşesine kocaman harflerle
GİTMEK yazdım
Bir adım bile atamazken
Yazdım bunu
Yerimde sayıklarken daha
Ufuklara diktim gözümü   
Ve kimse kesmedi sözümü 
Hepsi de 
Gitmemi bekliyordu sanki..
[Saf-i Dem]

Hangi Kansız

Hangi Kansız
Benim neslime dostun kimdir diye sor
Atını yoldaş silahını sırdaş 
Bozkurdunu dostu olarak gösterir...
Bak bu görsele imkansız değil
Di
yelim ki imkansız
Bak işte tam orada biz varız 
Herbirimiz birer atsız 
Hangi ırk durabilir karşımızda 
Söyleyin hangi kansız..
Saf-i Dem

Özgürlük

Özgürlük
Bizim özgürlüğümüz 
Ölümden bahsedene kadar
Dört duvar arasında
Hapsolmuş hayatlar. 
Saf-i Dem

Uçmak

Uçmak
Çocuğun tüm çabası uçmaktı
Bu hayata geliş gayesi sanki,uçmaktı... 
Ama uçan nesneler vardı
Üzerlerine bir bir bomba attı.
Saf-i Dem

Martı

Martı
Keşke bir martı olarak dünyaya gelmiş olsaydım
Kuş ayrı martı ayrı bir kere
Denizin mavisine müptela olmak
Asıl mesele
 
Saf-i Dem

Mavilik

Mavilik
Hayata dair bir iki kelam edecek kadar da olsa takatiniz kalmamışsa eğer
Denize bakın
Bir su birikintisine
Hiç yoktan göğe bakın
Bir şair olsa
Mavilik derdi buna.
Saf-i Dem

Neden

Neden
Sadece neden desem şuraya
daha neyin nedeni demeden
Bir çok şey sayar herkes...
İyi de neden?
Saf-i Dem

Mahşer yeri

Mahşer yeri
Mahşer yeri gibi dünya
Anadan üryan sesler kulaklarımda
Piç bir yanlızlık var içimde
Pencereler buğulu dediğim anda gözlerim buğulanıyor
Herşey bulanık anlamsız geliyor 
Ama birşeyler var eskisinden daha net 
Gözlerin,sözlerin
Ve
Gidişin...
[Saf-i Dem]

Kıble

Kıble
Semalara yükseldiğinde ezan sesi
Semalar ağlar kederden
Kimsenin belli değil kıblesi.
Saf-i Dem

Şehr-İstanbul

Şehr-İstanbul
Bu kadar soğuk olma Karadeniz
Bak koskoca şehr-istanbul kucak açıyor milyonlarca insana
Kız kulesinden el sallıyor 
Kalbi kırık bir avuç insana.
Karadeniz İstanbul'u sevmek dahi istemiyorum anlasana.
Saf-i Dem

Elveda

Elveda
Bende güzel severdim Karadeniz
Fakat sevmek bazen küçük bir elveda
Sevmek bazen ondan kaçarken herkesten uzaklaşmak
Çünkü sevmek Karadeniz
Çoğu kez sevildiğin anlamına gelmiyor
Saf-i Dem

Geceler

Geceler
 Bu kadar kısa olmamalı geceler
İnsan olduğumuzu hatırlatır
Ölüm Ölüm diye heceler...

Saf-i Dem